AĞRISIZ SAĞLIKLI BİR YAŞAM
Adres - Aksaray
Pınar Mah. 4000 sokak No:2
Telefon
0(541) 220 2490
E-mail
metinicli@gmail.com
Çalışma Saatleri
Pzt - Cts: 09:00 - 19:00

Bel – Boyun Ağrılarında Kayropraktik Tedavi – Aksaray

                                                                                                                       BEL – BOYUN FITIĞINDA KAYROPRAKTİK TEDAVİ

 

Kayropraktik tedavi günümüzde neredeyse tüm sosyal medya platformlarında karşımıza çıkıyor. Uygulama neredeyse tüm vücuttaki eklemlere yapılabiliyor. Uygulama sırasında hastalar kadar tedavi videolarını izleyenlerde oldukça rahatlıyor.

 

Kayropraktik tedavi, blokaj bulunan segmentlerin ani, kontrollü ve belirli bir açıyla uygulanan kuvvetle açılmasını sağlayan bir terapi metodu. İlgili uzman tarafından yapılan fiziksel değerlendirmeden sonra hastanın tedaviye uygun olup olmadığına karar verilir. Tedaviye uygun olan hasta uzman tarafından tedaviye alınır.

 

Kayropraktik tedavi özellikle Amerika’ da oldukça yaygındır. Hastalar Amerika’ da direk kayroprakti yapan uzmana başvurabiliyor ve herhangi bir yönlendirme veya sevke ihtiyaç duymamaktadırlar. Amerika gibi diğer ülkelerde de yaygınlaşmaya başlayan kayropraktik tedavi son birkaç yıldır ülkemizde de uygulanmaktadır.

 

Diğer fizyoterapi tekniklerinden farklı bir bakış açısına sahip olan kayroprakti bilimi ülkemizde eğitim almış fizyoterapist ve hekimler tarafından uygulanmaktadır. Fizyoterapide hastalığın bulunduğu yere uygulama yapılırken kayroprakti de hastalık nerede olursa olsun tüm vücuda uygulama yapılmaktadır. Örneğin bel fıtığı olan bir hastada fizyoterapi sadece bel bölgesine uygulanırken kayropraktide ayaktan başlanır el eklemi de dahil tüm ana eklemlere uygulama yapılır. Amaç bulanan tüm blokajları açmak ve enerji akışını kesintisiz sağlamaktır. Vücudun herhangi bir yerinde bulunan blokaj hareket kısıtlılığına sebep olacak ve bu da beli etkileyecektir diye düşünülmektedir.

 

Kayropraktik tedavinin en güzel kısmı ise tedavi sırasında çıkan sesler. Uygulama sırasında blokaj açılırken kütürdeme sesi gelmekte bu sesi duyan hasta ve uzmanda mutlu olmaktadır. Halk arasında bu uygulamaya “Kütletme” denilmekte ve tedavi videolarını izleyenler dahi mutlu olmaktadır. Yorumları okuduğunuzda “Ben izlerken bile rahatladım” diye yazılmış yüzlerce yorumla karşılaşmaktayız.

 

Kayropraktik tedavide en çok dikkat edilmesi gereken nokta uygulama yapanın bir fizyoterapist veya hekim olmasıdır. Hatta uygulayacak olan fizyoterapist ve hekimin de kayropraksi alanında eğitim almış olması gerekmektedir. Uygulamalar ciddi bir anatomi, biyomekani bilgisi gerektirmektedir. Eğitim almamış kişiler tarafından uygulandığında hastalar felç gibi olumsuz sonuçlar ile dahi karşılaşabilirler.

 

Kayropraktik tedaviye ne yazıkki halk arasında bilimsel bir metottan ziyade kütletme olarak bakılmaktadır. Kırık – çıkıkçı dediğimiz kişiler, sosyal medyadan izleyen kişiler de bu işlemleri yaptığını iddia etmekte ve sonu hüsranla sonuçlanmaktadır. Almış olduğumuz danışanlarımızın bir kısmı ne yazıkki yanlış uygulamalar yüzünden zarar görmüş kişilerdir. Vatandaşlarımız bu konuda çok dikkatli olmalıdırlar.

 

Aksaray’ da kayropraktik tedaviler ile iyileşmiş yüzlerce hasta bulunmaktadır. Özellikle bel – boyun fıtıklarında da oldukça etkili olan metod ilimizde de oldukça ilgi görmektedir. Çevre illerden de gelen hastalarımızın sayısı da azımsanmayacak kadar fazladır. Doğru uygulandığında oldukça etkili olan metod çağımızın terapi konseptleri arasında oldukça popüler hale gelmiştir.

 

Tüm fizyoterapi yöntemlerinde olduğu gibi bu yöntemde de egzersiz kaçınılmazdır. Gerek kas kuvvetinin artırılması gerekse blokajlarının yeniden oluşmasının engellemesi için kişiye özel egzersiz şarttır.  Tıpkı ilaç kullanır gibi hastaların düzenli olarak egzersizlerini yapması iyileşme için önemlidir.

 

Hastaların bu yöntemlerden önce mutlaka gittiği kişinin uzman olup olmadığına dikkat etmesini öneriyoruz.

 

Fizyoterapist Metin İÇLİ

Evde Kal Kassız Kalma

                  EVDE KAL AMA KASSIZ KALMA

Evet evde kalın ama kassız kalmayın. Vücudunuzun bütünlüğünün sağlanması ve tüm hareketlerin yapılabilmesi kaslar sayesindedir. Kaslarınızın vücuttaki miktarı değişmez ancak hacimsel olarak artar veya azalır. Özellikle evde kaldığımız bu günlerde halkımızın maruz kalacağı bir diğer ciddi sağlık sorunu “Kas atrofisi” halk arasındaki adıyla “Kas erimesi” olacaktır. Bu durum günlük yaşam aktivitelerinin yerine getirilememesine dahi sebep olabilir.

Halkımızın çoğunda görülen bel-boyun düzleşmeleri, fıtıklar, omurga bozukluklarının tabanında kas kuvvetsizlikleri görülmektedir. Omurga etrafını saran kasların kuvvetsiz olması omurga stabilitesinin sağlanamamasına sebep olur. Ayrıca ağırlık kaldırma gibi aktivitelere yetersiz kalan kas kuvveti sebebiyle omurgaya fazla yük binecek, bu durumda da fıtık vb rahatsızlıklar oluşacaktır.

Günlük yaşamın koşuşturmacası, ayakta durma süresinin uzunluğu, çalışılan işin ağırlığı, günlük yürüme süreleri gibi parametreler kas kuvvetinizin korunmasını sağlar. Sağlıklı bir bireyin dahi mutlaka düzenli olarak egzersiz yapmasını isteriz. Ancak şuan evde kaldığımız bu süreçte bırakın ağır iş yapmayı tüm zamanımız televizyon ve telefon karşısında geçiyor. Çalışmayan kas kuvvetini kaybedecektir.

Sadece egzersiz değil beslenme de kas kuvvetini etkileyen en önemli faktörlerdendir. Çünkü siz ne kadar egzersiz yaparsanız yapın eğer kan aracılığıyla kasın ihtiyacını duyduğu besin alınamıyorsa yapılan sporun da hiçbir anlamı kalmayacaktır. Abur cubur tüketimi, hamur işleri, kızartmalar gibi gıdaların evde kalınan bu süreçte çokça tüketilmesi yine kas erimesine sebep olacaktır.

Kas erimelerinin bu süreçte bize oluşturacağı en büyük sıkıntı varolan ağrıların artmasına veya yeni ağrıların ortaya çıkmasına sebeb olmasıdır. Özellikle risk grubunun içerisindeki bireylerin sağlık kuruluşlarına da gitmekten korkması ve ağrı kesicilerin yoğun kullanımı görülmektedir bu günlerde. Ertelenen ağrılar da her geçen gün büyüyecektir.

Peki ne yapmalıyız?  Çok basit egzersizler ile gün içerisinde birkaç set yaparak bu korkulu rüyadan korunabiliriz. Egzersizleri yaparken ortamın havalandırılması ve nefes kontrolünün sağlanması da önem arz etmektedir.

İşte örnek egzersizler:

1- Başınızı sağ omuzunuza doğru yatırın ve 3 sn bekleyin. Bu egzersizi 10 defa yapın ve sol taraf içinde tekrarlayın.

2- Başınızı öne doğru eğin ve 3 saniye bekeyin. Bu egzersizi 10 defa yapın ve arkaya doğru da aynısını yapın.

3- Her iki omuzunuzu arkadan öne doğru yuvarlak çizecek şekilde hareket ettirin. bu egzersizi 10 defa yapın. Aynı hareketi tersi yönde de yapın.

4- Ayakta dik bir şekilde dururken dizlerinizi bükmeden ellerinizi ayaklarınıza değmeye çalışın. Eğilebildiğiniz kadar eğilin ve 3 saniye bekleyin. Bu egzersizi 10 defa yapın.

5- Sırt üstü yatın ve önce sağ sonra sol bacağınızı karnınıza doğru çekin ve son noktada 3 saniye bekleyin. Bu egzersisizi 10 ar defa yapın.

6- Sırt üstü yatış pozisyonunda ellerini belinize koyun ve belinizi elinize doğru itin. Bu egzersizi 10 defa yapın.

7- Burnunuzdan derin bir şekilde nefes alın ve burnunuzdan nefes aldığınız sürenin 2 katı olacak şekilde ağzınızdan nefesi verin.

Egzersizlerinizi yaparken eğer ağrı hissediyorsanız o hareketi yapmayın. Ani hareketlerden kaçının ve tüm egzersizleri yavaş yavaş yapın. Ev içerisinde 20 dakika oturulmuşsa kalkın bir 5 dakika evde gezinin. Dik oturun. Uyurken yüzüstü yatmayın.

Bu süreçte özellikle felçi olan hastaların rehabilitasyon süreçleri sekteye uğradı. Bu hastalar veya hasta yakınlarının ilgili fizyoterapiste ulaşıp hastanın gerilememesi için yapılması gereken ev programlarını öğrenmeleri gerekmektedir.

Evde kalınan süreçte eğer ağrılarınız varsa mutlaka korkmadan dezenfeksiyonu düzenli olarak yapılan bir sağlık kuruluşuna başvurun. Ağrı kesici kullanımları ve diğer alternatif yöntemler geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurmadan mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Covid-19 pandemisi tüm dünyayı etkisi altına alsada bir süre sonra bu virüsten kurtulan halk normal yaşantısına dönecektir.

Hayata bıraktığımız yerden dönebilmek için egzersiz yapmayı unutmayın.

Covid-19 pandemisi ve fizyoterapi

Covid-19 Pandemisi ve Fizyoterapi

    Sadece ülkemizi değil tüm dünyayı etkisi altına alan corona virüsü ne yazık ki her
geçen gün yayılmaya da devam ediyor. Yapılan araştırmalar yarasadan insana geçtiğini
gösteriyor ve ilk olarak Çin’de görülüyor. Çini kısa sürede etkisi altına alıyor ve ilk defa bu
tarz bir virüsle savaşan Çin ciddi anlamda can kayıpları da vererek sonunda salgını yeniyor.

    Ancak ne yazık ki dünyadaki ticaretin üretim merkezi haline gelen Çin çok fazla yabancı
vatandaşı da bünyesinde barındırıyor. Gerek seyahatler gerekse bu vatandaşların ülkelerine
dönmeleri sonucu yayılım gösteren bu virüs şuan tüm dünyanın korkulu rüyası haline geldi.

     Dünya bu virüsü henüz yeni tanıyor ancak gelişen teknoloji ile kısa sürede yapılan
çalışmalar yayınlanıyor ve dakikası dakikasına tüm dünya bu haberleri takip ediyor. Yapılan
tedavi denemeleri, virüsün yayılma şekilleri, korunma yolları, hastada oluşturduğu
semptomlar üzerine yayınlanmış bir çok makale ve bilimsel çalışmalar var.

    Ülkemizde de mart ayı itibariyle görülmeye başlayan corona virüsü diğer ülkelere
göre yavaş da olsa yayılmaya devam ediyor. Devletin ve halkın almış olduğu önlemler
yayılımı yavaşlatıyor.

     Özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlarda daha ağır geçirilen bir hastalık
süreci var. Solunum sistemini etkilemesi sebebiyle hastaların bir kısmı solunum cihazlarına
bağlanarak tedavi ediliyor. Daha genç ve sağlıklı olan bireyler ise neredeyse normal bir grip
gibi bu hastalığı atlatıyor. Ancak bu demek değil ki gençler önlem almayacak.

     Korunmak için Dünya Sağlık Örgütü basit tedbirler yayınladı. Bu tedbirler:
– Ellerinizi düzenli olarak 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkamak veya alkol bazlı
sıvı ile ovalamak
– Öksürürken veya hapşırırken burnunuzu ve ağzınızı tek kullanımlık mendille ya da
dirseğiniz içi ile örtmek
– Kendisini iyi hissetmeyen kişilerle yakın temastan (1 metre) kaçınmak
– Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, evde kalıp kendinizi diğer kişilerden ayrı tutmak
– Elleriniz temiz değilken gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunmak

     Alınması gereken tedbirler basit ve uygulanabilir. Devletimizin yürütmüş olduğu
“Evde Kal” tedbiri ise yayılımı yavaşlatacak en önemli tedbir. Vatandaşların evde kalması,
hijyen kurallarına uyulması ve hasta olan bireylerin tespit edilip tedavi edilmesi ile bu virüs
ortadan kalkacaktır.

     Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise egzersiz. Evde kaldığınız süre boyunca
kaslarınızın halk arasında da denildiği adıyla erimemesi yani atrofiye uğramaması için ev
içerisinde basit egzersizler yapabilirsiniz. Hatta küçük ağırlıklar ile de egzersizler yaparak bu
süreçte kas kütlenizi dahi artırabilirsiniz. Egzersiz yapmak da yine bağışıklık sisteminizi
kuvvetlendirecektir.

     Diğer bir dikkat edilmesi gereken konu ise “Sigara”. Akciğerlerinizi ve vücudunuzu
zehirleyen bu alışkanlık aynı zamanda bağışıklık sisteminizi de zayıflatıyor. Virüslerle
savaşması gereken akciğer sigara ile savaşmaya çalışıyor ve bu durum ne yazık ki sizi
hasta ediyor. Covid-19 sigarayı bırakmanız için de bir fırsat ve sebeptir.

     Özellikle yabancı üniversitelerin yayınladığı kaynaklarda gördüğümüz önemli bir
korunma yolu da solunum egzersizleridir. Özellikle biz fizyoterapistler bu pandeminin
solunum rehabilitasyonu kısmında varız. Akciğerin düzgün oksijenlenmesi, solunum
kontrolünüz, öksürük eğitimleri, sekresyon ve balgam atımı solunum rehabilitasyonunun
faydalarındandır. Bu egzersizlerle ilgili gerek Türkiye Fizyoterapistler Derneği gerek şahsım
gerekse meslektaşlarım bir çok video ve bilgilendirme yazıları yayınladık. İnternet üzerinden
erişebileceğiniz bu egzersizleri yaparak covid-19 a karşı daha dirençli bir akciğere sahip
olabilirsiniz.

      Covid-19 pandemisini ülke olarak en kısa zamanda yeneceğiz. Moralimizin yüksek
olmasını sağlamak, bağışıklığımızı kuvvetlendirmek, egzersiz yapmak ve hijyen kurallarına
uymak bireysel olarak alabileceğimiz tedbirler. Tüm bireyler olarak bu tedbirleri almakla
yükümlüyüz.

Fizyoterapist Metin İÇLİ
Türkiye Fizyoterapistler Derneği Aksaray İl Temsilcisi

Bacak boyu eşitsizliği

Milliyet Gazetesinde de yayınlanan kısa yazımız

Bacak boyu eşitsizliği size sinyal veriyor olabilir!

Şuan herhangi bir ağrınız olmayabilir veya herhangi bir fiziksel rahatsızlığınız olmayabilir. Fakat bu demek değildir ki yarın ağrılı bir bel veya boyun ile karşılaşmayacağız. Bacak boyu eşitsizlikleri  sacroiliak eklemde ve dolayısıyla da taşımış olduğu omurganızda hastalıklara sebep olabilir.

Bu yönteme dikkat!

Evde bile yapabileceğiniz bu test ile bel veya boyun ağrılarından korunabilirsiniz.

Öncelikle sırt üstü bir şekilde düz bir zemine uzanın ve bacaklarınızı düz bir şekilde uzatın. Eğer topuklarınız arasında mesafe varsa ileride bel veya boyun ağrılarınız da mutlaka olacaktır.

Bacak boylarınızı ölçtünüz ve arasında fark çıktı ise mutlaka yardım almalısınız ve koruyucu fizyoterapi uygulamaları ile bel veya boyun ağrılarınız olmadan kendinizi korumalısınız.

Unutmayın ağrılar olmadan önlem almak çok daha kolaydır!

Ağrısız sağlıklı bir yaşam dilerim.

aksaray aksaray ameliyatsız fıtık tedavisi Aksaray bel fıtığı aksaray boyun fıtığı aksaray corona Aksaray corona vaka aksaray covid-19 vaka aksaray fizyomet Aksaray fizyoterapist aksaray fizyoterapist metin içli aksaray fıtık tedavisi Aksaray gtos aksaray Gtos terapi aksaray hacamat aksaray hacamat tedavisi aksaray korona aksaray korona vaka aksaray manuel terapi aksaray trt aksraay manuel terapi ameliyatsız fıtık tedavisi bel fıtığı boyun fıtğı boyun fıtığı corona covid-19 fizyomet Fizyomet sağlıklı yaşam merkezi fizyoterapist Fizyoterapist metin içli fıtık tedavisi gtos Gtos terapi hacamat hangi yaşta hangi spor hareketsizlik korona kupa kupa aksaray manuel terapi metin içli metin içli trt spor trt haber metin içli çocuklarda spor

Günümüzün en büyük problemi: Hareketsizlik

Günümüzün en büyük problemi: Hareketsizlik

Teknolojinin gelişmesiyle beraber insan hayatı da aynı oranda hareketsizleşiyor. İnsanlar teknolojinin bu kadar hayatımızın içerisine girmediği çağlarda kendi işlerini kendileri görüyordu. Üretim daha çok insan gücüyle yapılıyor ve bu durum halkın genel olarak hareketli bir yaşantıya sahip olmasını sağlıyordu. Günlerce bahçelerde tarlalarda çalışılıyor, ulaşım genelde şehir içi dediğimiz uzaklıklarda yürüyerek sağlanıyor, ev işleri insan gücüyle yapılıyor, inşaatlarda tuğlalar insan gücüyle taşınıyordu. Fakat her geçen gün bilim ilerledi ve hayatımızı kolaylaştırma anlamında oldukça faydalı buluşlar hayatımızın merkezinde yerini aldı. Aslında bir çoğu bedensel bütünlüğümüzü korumamıza, sağlığımıza zarar vermeden yapmamız gereken işleri oldukça kolay bir şekilde yapmamıza yaradı.  İnşaatlarda 10 kat yukarıya tuğlaların taşınması basit makineler sayesinde 1 dakikalık bir iş haline geldi. Saatler süren çamaşır yıkama işi 30 dakikalık bir iş haline geldi. Normalde 1 saat yürüme uzaklığındaki yerlere ulaşım arabalarla 5 dakikada sağlanabilir hale geldi.

Belki gelişmeler hayatımızı oldukça kolaylaştırdı fakat bize zarar da verdi. Yanlış anlaşılmasın zararı veren teknoloji değil bizim teknolojiyi yanlış kullanmamızdır. 2 dakika yürüme mesafesindeki iş yerimize evimizin önünde park edilmiş olan araçlarımızla gider olduk. Hatta sabah kahvaltısı için ekmek almaya arabalarımızı kullanır olduk. Asansörü olmayan evleri tutmadık, ikinci kattaki evimize çıkmak için bazen 5 dakika asansör sırası bekler olduk. Televizyonlardaki dizileri izlemek kolayımıza geldi, yan komşumuza 1 senedir hal hatır sormaya misafirliğe gitmek zorumuza gider oldu. 10 dakika uzaklıktaki markete alışverişe gitmek yerine eve servis yapan marketleri tercih ettik. Alışverişlerin çoğu hatta temel gıdalar bile internetten alınır kargoyla eve gelir oldu. Elimizdeki tabletlere, telefonlara öyle bağlandık ki evde eşimizle iki kelime konuşmak için çenemizi çalıştırmak zorumuza gider oldu. Çocuklar akrabalarını tanımıyor, kumla oynamıyor bir hale geldi. Kısacası teknolojiyi yanlış kullandık ve hayatımızdan hareketi çıkardık.

Fiziksel hareketsizlik dünyada ölüme neden olan risk faktörleri içerisinde dördüncü sırada yer almaktadır. Dünyada her yıl 3-3,5 milyon insan hareketsizlik yüzünden ölmektedir. Yapılan bir çalışma gösteriyor ki günde 6 saatten fazla hareketsiz kalan insanların ölüm riski, günde 3 saatten az hareketsiz kalan insanlardan %20 daha fazla olduğunu gösteriyor.

                Peki fiziksel hareketsizlikle beraber vücudumuzda ne gibi sorunlar ortaya çıkar? İşte cevabı:

*Bel, boyun fıtıklarına sebep olur.

*Hareketsizlikle beraber genel kas kuvvetinde azalma olur.

*Vücudun dik duruşu bozulur.

*Hareketsizliğe bağlı olarak kemiklerimiz zayıflayabilir, kemik erimesi görülebilir ve kemiklerimizin kırılganlığı artabilir.

*Obezite görülür.

*Hareketsizlik enerji ihtiyacını ve oksijen tüketimini azaltır. Bu durum kalbin atım sayısında azalmaya sebep olabilir.

*Eklemlerde sertleşme, kireçlenme gibi rahatsızlıklar görülür.

*Tansiyon hastası olma riskini arttırır.

*Kişinin solunum yolları enfeksiyonlarına yakalanma riskini arttırır.

*Solunum kapasitesini azaltır.

*Hareketsiz bir yaşam dolaşımı da azaltacağından varis vb hastalıkların oluşmasına sebep olabilir.

*Beyin fonksiyonlarının azalmasına sebep olur.

*Diyabete sebep olabilir.

Hareketsiz bir yaşam sonucu oluşabilecek zararlı durumların sadece birkaçı bunlar. Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için açık hava yürüyüşleri yapın, mümkün olduğunca oturma sürelerini kısaltın, araçlarınızı daha az kullanın, akraba ziyaretleri yapın kısacası aktif bir yaşama sahip olun. Daha da önemlisi size uygun egzersizler önerecek, tavsiyelerde bulunacak bir fizyoterapiste mutlaka ulaşın.

Ağrısız sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Fizyoterapist Metin İÇLİ

aksaray aksaray ameliyatsız fıtık tedavisi Aksaray bel fıtığı aksaray boyun fıtığı aksaray corona Aksaray corona vaka aksaray covid-19 vaka aksaray fizyomet Aksaray fizyoterapist aksaray fizyoterapist metin içli aksaray fıtık tedavisi Aksaray gtos aksaray Gtos terapi aksaray hacamat aksaray hacamat tedavisi aksaray korona aksaray korona vaka aksaray manuel terapi aksaray trt aksraay manuel terapi ameliyatsız fıtık tedavisi bel fıtığı boyun fıtğı boyun fıtığı corona covid-19 fizyomet Fizyomet sağlıklı yaşam merkezi fizyoterapist Fizyoterapist metin içli fıtık tedavisi gtos Gtos terapi hacamat hangi yaşta hangi spor hareketsizlik korona kupa kupa aksaray manuel terapi metin içli metin içli trt spor trt haber metin içli çocuklarda spor

Fizyoterapist Metin İÇLİ TRT haber için yazdı

Yazımızı TRT Haber sitesinde okumak için tıklayınız: https://www.trthaber.com/haber/saglik/hangi-yasta-hangi-spor-yapilmali-306745.html

Hangi yaşta hangi spor yapılmalı?

Sağlıklı olmak ve sağlıklı kalmak için 7’ den 70’ e hepimizin yapması gereken en önemli aktivitelerden birisi spor yapmaktır. Peki hangi yaşta hangi spor yapılmalıdır?

İster çocuk ister yetişkin olun sağlıklı bir vücuda sahip olmanın en önemli koşullarından biri spor yapmaktır. Kişi sporla ne kadar erken tanışırsa bunu hayatı boyunca sürdürmesi de o kadar kolay oluyor.

Çocukluk döneminde spora başlayan bireylerle, ileri yaşlarda spora başlayan bireyler arasında fiziksel, sosyal, ruhsal ve hatta kimlik gelişimine kadar her alanda farklılıklar gözlemlenmektedir.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Fizyoterapist Metin İçli, “Bireyde doğumdan itibaren 0-1 yaş aralığında refleksif hareketler dediğimiz istemsiz olarak yapılan hareketler görülür; 1-2 yaş aralığında emekleme, oturma, ayağa kalkma gibi ilkel hareketler görülür; 2-6 yaş aralığında temel hareketler dediğimiz hareketleri yapar. Dolayısıyla bireyin 4 yaşından itibaren spora başlaması uygundur. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta çocukluk döneminde yapılan sporların oyuna dayalı olması gerekir. Çocuklar aşırı efor sarf edecekleri sporlardan uzak durmalıdır.” dedi.

’14 yaşından önce çocukların ağırlıkla çalışmalarına izin verilmemeli’

Çocukların 14 yaşından önce ağırlık çalışmalarının zararlı olabileceği konusunda uyarıda bulunan Fizyoterapist Metin İçli, “Sadece ağırlık çalışmaları değil, boks, halter, güreş, karate gibi ağır sporlardan da uzak durulması gerektiğini söyledi. Çocuklar gelişim evresinde oldukları için kuvvet antrenmanlarına dayanıklı değillerdir. Çocukluk döneminde kemikler gelişime açık, kalp kapasiteleri farklı, karbonhidrat depoları yetişkinlere göre azdır.” İfadelerini kullandı.

İçli, çocukların hangi yaşta hangi sporları yapması gerektiğinin şöyle sıraladı:

  • Jimnastik: 4-6 yaş
    • Yüzme: 5-6 yaş
    • Tenis: 7-8 yaş
    • Basketbol: 9-10 yaş
    • Voleybol: 10-12 yaş
    • Su topu: 10-12 yaş
    • Hentbol: 10-12 yaş
    • Atletizm: 10-16 yaş
    • Kürek: 11-14 yaş
    • Okçuluk: 12-14 yaş
    • Futbol: 12-14 yaş
    • Boks: 14-15 yaş
    • Halter: 14-15 yaş
    • Kayak: 12-14 yaş
    • Judo: 8-10 yaş

    Yetişkinler hangi sporları yapması gerektiği konusuna da değinen Fizyoterapist Metin İçli, 20-30 yaş aralığında genelde bireylerin kas ve kemik gelişimini tamamlamış olduğunu, bu yaşlarda kas ve kemikleri güçlendirmeye yönelik vücut geliştirme sporları önerildiğini aktardı.

30-40 yaş aralığında bireylerin genelde metabolizmalarının yavaşladığı yaşlar olduğunu belirten İçli, “Bu yaşlarda metabolizma yavaşlamasına bağlı olarak kilo alınımı da görülmektedir. Bireylere bu yaş aralığında hafif fitness programları, yüzme, bisiklet sürme, koşu gibi sporlar önerilir. Bu sporlar eklemleri de güçlendirir ve sağlamlaştırır.” dedi.

“Bu yaşlarda kesinlikle hareketsiz kalınmamalıdır”

“40-50 yaş aralığında kas ve kemik kütlesinde azalma görülebilir.” Diyen İçli, “ Bu yaş aralığında ağırlık sporlarını önermeyiz. Eğer ağırlık çalışılacaksa da mutlaka bir fizyoterapist kontrolünde çalışılmalıdır. Genelde bu yaş aralığında 30-60 dk süreli yürüyüş, bisiklet sürme, yüzme gibi sporlar önerilir. 50 yaş ve üzerinde ise yapılacak egzersizler mutlaka bir fizyoterapist tarafından bireye özel belirlenmeli ve kontrollü yapılmalıdır. Bu yaşlarda kesinlikle hareketsiz kalınmamalıdır.” İfadelerini kullandı.

Spora başlamadan önce nelere dikkat edilmelidir?

Spora başlamadan önce dikkat edilmesi gereken bir takım etkenlerinde olduğunu aktaran İçli, “Öncelikle bireyin hangi spora uygun olduğu belirlenmelidir. Bunun için bireyin fiziksel yeterlilikleri ve sağlık durumunun tercih edilen spora uygun olup olmadığı bir fizyoterapist tarafından değerlendirilmelidir. Yapılacak olan spor belirlendikten sonra dikkat edilecek bir diğer nokta ise beslenme. Bireyin yaşına ve yapacağı fiziksel aktiviteye göre beslenme programı oluşturulmalıdır. Spordan en erken 1 saat önce hafif bir yemek yenmesi uygundur. Aç ve tok olmak performansı olumsuz etkiliyor. Egzersiz sırasında ve sonrasında bol sıvı tüketilmelidir.” Şeklinde konuştu.

İçli sözlerini şöyle sürdürdü:

“Spor yaparken doğru ayakkabı ve giysiler tercih edilmelidir. Gerekirse tabanlık kullanılmalıdır. Açık alan sporlarında şapka ve gözlük kullanılmalıdır. Yapılan spora göre koruyucu dizlik, dirseklik, bileklik gibi koruyucu teçhizatlar kullanılmalıdır. “

aksaray aksaray ameliyatsız fıtık tedavisi Aksaray bel fıtığı aksaray boyun fıtığı aksaray corona Aksaray corona vaka aksaray covid-19 vaka aksaray fizyomet Aksaray fizyoterapist aksaray fizyoterapist metin içli aksaray fıtık tedavisi Aksaray gtos aksaray Gtos terapi aksaray hacamat aksaray hacamat tedavisi aksaray korona aksaray korona vaka aksaray manuel terapi aksaray trt aksraay manuel terapi ameliyatsız fıtık tedavisi bel fıtığı boyun fıtğı boyun fıtığı corona covid-19 fizyomet Fizyomet sağlıklı yaşam merkezi fizyoterapist Fizyoterapist metin içli fıtık tedavisi gtos Gtos terapi hacamat hangi yaşta hangi spor hareketsizlik korona kupa kupa aksaray manuel terapi metin içli metin içli trt spor trt haber metin içli çocuklarda spor