AĞRISIZ SAĞLIKLI BİR YAŞAM
Adres - Aksaray
Pınar Mah. 4000 sokak No:2
Telefon
0(541) 220 2490
E-mail
metinicli@gmail.com
Çalışma Saatleri
Pzt - Cts: 09:00 - 19:00

Evde Kal Kassız Kalma

                  EVDE KAL AMA KASSIZ KALMA

Evet evde kalın ama kassız kalmayın. Vücudunuzun bütünlüğünün sağlanması ve tüm hareketlerin yapılabilmesi kaslar sayesindedir. Kaslarınızın vücuttaki miktarı değişmez ancak hacimsel olarak artar veya azalır. Özellikle evde kaldığımız bu günlerde halkımızın maruz kalacağı bir diğer ciddi sağlık sorunu “Kas atrofisi” halk arasındaki adıyla “Kas erimesi” olacaktır. Bu durum günlük yaşam aktivitelerinin yerine getirilememesine dahi sebep olabilir.

Halkımızın çoğunda görülen bel-boyun düzleşmeleri, fıtıklar, omurga bozukluklarının tabanında kas kuvvetsizlikleri görülmektedir. Omurga etrafını saran kasların kuvvetsiz olması omurga stabilitesinin sağlanamamasına sebep olur. Ayrıca ağırlık kaldırma gibi aktivitelere yetersiz kalan kas kuvveti sebebiyle omurgaya fazla yük binecek, bu durumda da fıtık vb rahatsızlıklar oluşacaktır.

Günlük yaşamın koşuşturmacası, ayakta durma süresinin uzunluğu, çalışılan işin ağırlığı, günlük yürüme süreleri gibi parametreler kas kuvvetinizin korunmasını sağlar. Sağlıklı bir bireyin dahi mutlaka düzenli olarak egzersiz yapmasını isteriz. Ancak şuan evde kaldığımız bu süreçte bırakın ağır iş yapmayı tüm zamanımız televizyon ve telefon karşısında geçiyor. Çalışmayan kas kuvvetini kaybedecektir.

Sadece egzersiz değil beslenme de kas kuvvetini etkileyen en önemli faktörlerdendir. Çünkü siz ne kadar egzersiz yaparsanız yapın eğer kan aracılığıyla kasın ihtiyacını duyduğu besin alınamıyorsa yapılan sporun da hiçbir anlamı kalmayacaktır. Abur cubur tüketimi, hamur işleri, kızartmalar gibi gıdaların evde kalınan bu süreçte çokça tüketilmesi yine kas erimesine sebep olacaktır.

Kas erimelerinin bu süreçte bize oluşturacağı en büyük sıkıntı varolan ağrıların artmasına veya yeni ağrıların ortaya çıkmasına sebeb olmasıdır. Özellikle risk grubunun içerisindeki bireylerin sağlık kuruluşlarına da gitmekten korkması ve ağrı kesicilerin yoğun kullanımı görülmektedir bu günlerde. Ertelenen ağrılar da her geçen gün büyüyecektir.

Peki ne yapmalıyız?  Çok basit egzersizler ile gün içerisinde birkaç set yaparak bu korkulu rüyadan korunabiliriz. Egzersizleri yaparken ortamın havalandırılması ve nefes kontrolünün sağlanması da önem arz etmektedir.

İşte örnek egzersizler:

1- Başınızı sağ omuzunuza doğru yatırın ve 3 sn bekleyin. Bu egzersizi 10 defa yapın ve sol taraf içinde tekrarlayın.

2- Başınızı öne doğru eğin ve 3 saniye bekeyin. Bu egzersizi 10 defa yapın ve arkaya doğru da aynısını yapın.

3- Her iki omuzunuzu arkadan öne doğru yuvarlak çizecek şekilde hareket ettirin. bu egzersizi 10 defa yapın. Aynı hareketi tersi yönde de yapın.

4- Ayakta dik bir şekilde dururken dizlerinizi bükmeden ellerinizi ayaklarınıza değmeye çalışın. Eğilebildiğiniz kadar eğilin ve 3 saniye bekleyin. Bu egzersizi 10 defa yapın.

5- Sırt üstü yatın ve önce sağ sonra sol bacağınızı karnınıza doğru çekin ve son noktada 3 saniye bekleyin. Bu egzersisizi 10 ar defa yapın.

6- Sırt üstü yatış pozisyonunda ellerini belinize koyun ve belinizi elinize doğru itin. Bu egzersizi 10 defa yapın.

7- Burnunuzdan derin bir şekilde nefes alın ve burnunuzdan nefes aldığınız sürenin 2 katı olacak şekilde ağzınızdan nefesi verin.

Egzersizlerinizi yaparken eğer ağrı hissediyorsanız o hareketi yapmayın. Ani hareketlerden kaçının ve tüm egzersizleri yavaş yavaş yapın. Ev içerisinde 20 dakika oturulmuşsa kalkın bir 5 dakika evde gezinin. Dik oturun. Uyurken yüzüstü yatmayın.

Bu süreçte özellikle felçi olan hastaların rehabilitasyon süreçleri sekteye uğradı. Bu hastalar veya hasta yakınlarının ilgili fizyoterapiste ulaşıp hastanın gerilememesi için yapılması gereken ev programlarını öğrenmeleri gerekmektedir.

Evde kalınan süreçte eğer ağrılarınız varsa mutlaka korkmadan dezenfeksiyonu düzenli olarak yapılan bir sağlık kuruluşuna başvurun. Ağrı kesici kullanımları ve diğer alternatif yöntemler geri dönüşü olmayan sonuçlar doğurmadan mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurun.

Covid-19 pandemisi tüm dünyayı etkisi altına alsada bir süre sonra bu virüsten kurtulan halk normal yaşantısına dönecektir.

Hayata bıraktığımız yerden dönebilmek için egzersiz yapmayı unutmayın.

Günümüzün en büyük problemi: Hareketsizlik

Günümüzün en büyük problemi: Hareketsizlik

Teknolojinin gelişmesiyle beraber insan hayatı da aynı oranda hareketsizleşiyor. İnsanlar teknolojinin bu kadar hayatımızın içerisine girmediği çağlarda kendi işlerini kendileri görüyordu. Üretim daha çok insan gücüyle yapılıyor ve bu durum halkın genel olarak hareketli bir yaşantıya sahip olmasını sağlıyordu. Günlerce bahçelerde tarlalarda çalışılıyor, ulaşım genelde şehir içi dediğimiz uzaklıklarda yürüyerek sağlanıyor, ev işleri insan gücüyle yapılıyor, inşaatlarda tuğlalar insan gücüyle taşınıyordu. Fakat her geçen gün bilim ilerledi ve hayatımızı kolaylaştırma anlamında oldukça faydalı buluşlar hayatımızın merkezinde yerini aldı. Aslında bir çoğu bedensel bütünlüğümüzü korumamıza, sağlığımıza zarar vermeden yapmamız gereken işleri oldukça kolay bir şekilde yapmamıza yaradı.  İnşaatlarda 10 kat yukarıya tuğlaların taşınması basit makineler sayesinde 1 dakikalık bir iş haline geldi. Saatler süren çamaşır yıkama işi 30 dakikalık bir iş haline geldi. Normalde 1 saat yürüme uzaklığındaki yerlere ulaşım arabalarla 5 dakikada sağlanabilir hale geldi.

Belki gelişmeler hayatımızı oldukça kolaylaştırdı fakat bize zarar da verdi. Yanlış anlaşılmasın zararı veren teknoloji değil bizim teknolojiyi yanlış kullanmamızdır. 2 dakika yürüme mesafesindeki iş yerimize evimizin önünde park edilmiş olan araçlarımızla gider olduk. Hatta sabah kahvaltısı için ekmek almaya arabalarımızı kullanır olduk. Asansörü olmayan evleri tutmadık, ikinci kattaki evimize çıkmak için bazen 5 dakika asansör sırası bekler olduk. Televizyonlardaki dizileri izlemek kolayımıza geldi, yan komşumuza 1 senedir hal hatır sormaya misafirliğe gitmek zorumuza gider oldu. 10 dakika uzaklıktaki markete alışverişe gitmek yerine eve servis yapan marketleri tercih ettik. Alışverişlerin çoğu hatta temel gıdalar bile internetten alınır kargoyla eve gelir oldu. Elimizdeki tabletlere, telefonlara öyle bağlandık ki evde eşimizle iki kelime konuşmak için çenemizi çalıştırmak zorumuza gider oldu. Çocuklar akrabalarını tanımıyor, kumla oynamıyor bir hale geldi. Kısacası teknolojiyi yanlış kullandık ve hayatımızdan hareketi çıkardık.

Fiziksel hareketsizlik dünyada ölüme neden olan risk faktörleri içerisinde dördüncü sırada yer almaktadır. Dünyada her yıl 3-3,5 milyon insan hareketsizlik yüzünden ölmektedir. Yapılan bir çalışma gösteriyor ki günde 6 saatten fazla hareketsiz kalan insanların ölüm riski, günde 3 saatten az hareketsiz kalan insanlardan %20 daha fazla olduğunu gösteriyor.

                Peki fiziksel hareketsizlikle beraber vücudumuzda ne gibi sorunlar ortaya çıkar? İşte cevabı:

*Bel, boyun fıtıklarına sebep olur.

*Hareketsizlikle beraber genel kas kuvvetinde azalma olur.

*Vücudun dik duruşu bozulur.

*Hareketsizliğe bağlı olarak kemiklerimiz zayıflayabilir, kemik erimesi görülebilir ve kemiklerimizin kırılganlığı artabilir.

*Obezite görülür.

*Hareketsizlik enerji ihtiyacını ve oksijen tüketimini azaltır. Bu durum kalbin atım sayısında azalmaya sebep olabilir.

*Eklemlerde sertleşme, kireçlenme gibi rahatsızlıklar görülür.

*Tansiyon hastası olma riskini arttırır.

*Kişinin solunum yolları enfeksiyonlarına yakalanma riskini arttırır.

*Solunum kapasitesini azaltır.

*Hareketsiz bir yaşam dolaşımı da azaltacağından varis vb hastalıkların oluşmasına sebep olabilir.

*Beyin fonksiyonlarının azalmasına sebep olur.

*Diyabete sebep olabilir.

Hareketsiz bir yaşam sonucu oluşabilecek zararlı durumların sadece birkaçı bunlar. Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için açık hava yürüyüşleri yapın, mümkün olduğunca oturma sürelerini kısaltın, araçlarınızı daha az kullanın, akraba ziyaretleri yapın kısacası aktif bir yaşama sahip olun. Daha da önemlisi size uygun egzersizler önerecek, tavsiyelerde bulunacak bir fizyoterapiste mutlaka ulaşın.

Ağrısız sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Fizyoterapist Metin İÇLİ

aksaray aksaray ameliyatsız fıtık tedavisi Aksaray bel fıtığı aksaray boyun fıtığı aksaray corona Aksaray corona vaka aksaray covid-19 vaka aksaray fizyomet Aksaray fizyoterapist aksaray fizyoterapist metin içli aksaray fıtık tedavisi Aksaray gtos aksaray Gtos terapi aksaray hacamat aksaray hacamat tedavisi aksaray korona aksaray korona vaka aksaray manuel terapi aksaray trt aksraay manuel terapi ameliyatsız fıtık tedavisi bel fıtığı boyun fıtğı boyun fıtığı corona covid-19 fizyomet Fizyomet sağlıklı yaşam merkezi fizyoterapist Fizyoterapist metin içli fıtık tedavisi gtos Gtos terapi hacamat hangi yaşta hangi spor hareketsizlik korona kupa kupa aksaray manuel terapi metin içli metin içli trt spor trt haber metin içli çocuklarda spor

Fizyoterapist Metin İÇLİ TRT haber için yazdı

Yazımızı TRT Haber sitesinde okumak için tıklayınız: https://www.trthaber.com/haber/saglik/hangi-yasta-hangi-spor-yapilmali-306745.html

Hangi yaşta hangi spor yapılmalı?

Sağlıklı olmak ve sağlıklı kalmak için 7’ den 70’ e hepimizin yapması gereken en önemli aktivitelerden birisi spor yapmaktır. Peki hangi yaşta hangi spor yapılmalıdır?

İster çocuk ister yetişkin olun sağlıklı bir vücuda sahip olmanın en önemli koşullarından biri spor yapmaktır. Kişi sporla ne kadar erken tanışırsa bunu hayatı boyunca sürdürmesi de o kadar kolay oluyor.

Çocukluk döneminde spora başlayan bireylerle, ileri yaşlarda spora başlayan bireyler arasında fiziksel, sosyal, ruhsal ve hatta kimlik gelişimine kadar her alanda farklılıklar gözlemlenmektedir.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Fizyoterapist Metin İçli, “Bireyde doğumdan itibaren 0-1 yaş aralığında refleksif hareketler dediğimiz istemsiz olarak yapılan hareketler görülür; 1-2 yaş aralığında emekleme, oturma, ayağa kalkma gibi ilkel hareketler görülür; 2-6 yaş aralığında temel hareketler dediğimiz hareketleri yapar. Dolayısıyla bireyin 4 yaşından itibaren spora başlaması uygundur. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta çocukluk döneminde yapılan sporların oyuna dayalı olması gerekir. Çocuklar aşırı efor sarf edecekleri sporlardan uzak durmalıdır.” dedi.

’14 yaşından önce çocukların ağırlıkla çalışmalarına izin verilmemeli’

Çocukların 14 yaşından önce ağırlık çalışmalarının zararlı olabileceği konusunda uyarıda bulunan Fizyoterapist Metin İçli, “Sadece ağırlık çalışmaları değil, boks, halter, güreş, karate gibi ağır sporlardan da uzak durulması gerektiğini söyledi. Çocuklar gelişim evresinde oldukları için kuvvet antrenmanlarına dayanıklı değillerdir. Çocukluk döneminde kemikler gelişime açık, kalp kapasiteleri farklı, karbonhidrat depoları yetişkinlere göre azdır.” İfadelerini kullandı.

İçli, çocukların hangi yaşta hangi sporları yapması gerektiğinin şöyle sıraladı:

  • Jimnastik: 4-6 yaş
    • Yüzme: 5-6 yaş
    • Tenis: 7-8 yaş
    • Basketbol: 9-10 yaş
    • Voleybol: 10-12 yaş
    • Su topu: 10-12 yaş
    • Hentbol: 10-12 yaş
    • Atletizm: 10-16 yaş
    • Kürek: 11-14 yaş
    • Okçuluk: 12-14 yaş
    • Futbol: 12-14 yaş
    • Boks: 14-15 yaş
    • Halter: 14-15 yaş
    • Kayak: 12-14 yaş
    • Judo: 8-10 yaş

    Yetişkinler hangi sporları yapması gerektiği konusuna da değinen Fizyoterapist Metin İçli, 20-30 yaş aralığında genelde bireylerin kas ve kemik gelişimini tamamlamış olduğunu, bu yaşlarda kas ve kemikleri güçlendirmeye yönelik vücut geliştirme sporları önerildiğini aktardı.

30-40 yaş aralığında bireylerin genelde metabolizmalarının yavaşladığı yaşlar olduğunu belirten İçli, “Bu yaşlarda metabolizma yavaşlamasına bağlı olarak kilo alınımı da görülmektedir. Bireylere bu yaş aralığında hafif fitness programları, yüzme, bisiklet sürme, koşu gibi sporlar önerilir. Bu sporlar eklemleri de güçlendirir ve sağlamlaştırır.” dedi.

“Bu yaşlarda kesinlikle hareketsiz kalınmamalıdır”

“40-50 yaş aralığında kas ve kemik kütlesinde azalma görülebilir.” Diyen İçli, “ Bu yaş aralığında ağırlık sporlarını önermeyiz. Eğer ağırlık çalışılacaksa da mutlaka bir fizyoterapist kontrolünde çalışılmalıdır. Genelde bu yaş aralığında 30-60 dk süreli yürüyüş, bisiklet sürme, yüzme gibi sporlar önerilir. 50 yaş ve üzerinde ise yapılacak egzersizler mutlaka bir fizyoterapist tarafından bireye özel belirlenmeli ve kontrollü yapılmalıdır. Bu yaşlarda kesinlikle hareketsiz kalınmamalıdır.” İfadelerini kullandı.

Spora başlamadan önce nelere dikkat edilmelidir?

Spora başlamadan önce dikkat edilmesi gereken bir takım etkenlerinde olduğunu aktaran İçli, “Öncelikle bireyin hangi spora uygun olduğu belirlenmelidir. Bunun için bireyin fiziksel yeterlilikleri ve sağlık durumunun tercih edilen spora uygun olup olmadığı bir fizyoterapist tarafından değerlendirilmelidir. Yapılacak olan spor belirlendikten sonra dikkat edilecek bir diğer nokta ise beslenme. Bireyin yaşına ve yapacağı fiziksel aktiviteye göre beslenme programı oluşturulmalıdır. Spordan en erken 1 saat önce hafif bir yemek yenmesi uygundur. Aç ve tok olmak performansı olumsuz etkiliyor. Egzersiz sırasında ve sonrasında bol sıvı tüketilmelidir.” Şeklinde konuştu.

İçli sözlerini şöyle sürdürdü:

“Spor yaparken doğru ayakkabı ve giysiler tercih edilmelidir. Gerekirse tabanlık kullanılmalıdır. Açık alan sporlarında şapka ve gözlük kullanılmalıdır. Yapılan spora göre koruyucu dizlik, dirseklik, bileklik gibi koruyucu teçhizatlar kullanılmalıdır. “

aksaray aksaray ameliyatsız fıtık tedavisi Aksaray bel fıtığı aksaray boyun fıtığı aksaray corona Aksaray corona vaka aksaray covid-19 vaka aksaray fizyomet Aksaray fizyoterapist aksaray fizyoterapist metin içli aksaray fıtık tedavisi Aksaray gtos aksaray Gtos terapi aksaray hacamat aksaray hacamat tedavisi aksaray korona aksaray korona vaka aksaray manuel terapi aksaray trt aksraay manuel terapi ameliyatsız fıtık tedavisi bel fıtığı boyun fıtğı boyun fıtığı corona covid-19 fizyomet Fizyomet sağlıklı yaşam merkezi fizyoterapist Fizyoterapist metin içli fıtık tedavisi gtos Gtos terapi hacamat hangi yaşta hangi spor hareketsizlik korona kupa kupa aksaray manuel terapi metin içli metin içli trt spor trt haber metin içli çocuklarda spor