AĞRISIZ SAĞLIKLI BİR YAŞAM
Adres - Aksaray
Pınar Mah. 4000 sokak No:2
Telefon
0(541) 220 2490
E-mail
metinicli@gmail.com
Çalışma Saatleri
Pzt - Cts: 09:00 - 19:00

Bel – Boyun Ağrılarında Kayropraktik Tedavi – Aksaray

                                                                                                                       BEL – BOYUN FITIĞINDA KAYROPRAKTİK TEDAVİ

 

Kayropraktik tedavi günümüzde neredeyse tüm sosyal medya platformlarında karşımıza çıkıyor. Uygulama neredeyse tüm vücuttaki eklemlere yapılabiliyor. Uygulama sırasında hastalar kadar tedavi videolarını izleyenlerde oldukça rahatlıyor.

 

Kayropraktik tedavi, blokaj bulunan segmentlerin ani, kontrollü ve belirli bir açıyla uygulanan kuvvetle açılmasını sağlayan bir terapi metodu. İlgili uzman tarafından yapılan fiziksel değerlendirmeden sonra hastanın tedaviye uygun olup olmadığına karar verilir. Tedaviye uygun olan hasta uzman tarafından tedaviye alınır.

 

Kayropraktik tedavi özellikle Amerika’ da oldukça yaygındır. Hastalar Amerika’ da direk kayroprakti yapan uzmana başvurabiliyor ve herhangi bir yönlendirme veya sevke ihtiyaç duymamaktadırlar. Amerika gibi diğer ülkelerde de yaygınlaşmaya başlayan kayropraktik tedavi son birkaç yıldır ülkemizde de uygulanmaktadır.

 

Diğer fizyoterapi tekniklerinden farklı bir bakış açısına sahip olan kayroprakti bilimi ülkemizde eğitim almış fizyoterapist ve hekimler tarafından uygulanmaktadır. Fizyoterapide hastalığın bulunduğu yere uygulama yapılırken kayroprakti de hastalık nerede olursa olsun tüm vücuda uygulama yapılmaktadır. Örneğin bel fıtığı olan bir hastada fizyoterapi sadece bel bölgesine uygulanırken kayropraktide ayaktan başlanır el eklemi de dahil tüm ana eklemlere uygulama yapılır. Amaç bulanan tüm blokajları açmak ve enerji akışını kesintisiz sağlamaktır. Vücudun herhangi bir yerinde bulunan blokaj hareket kısıtlılığına sebep olacak ve bu da beli etkileyecektir diye düşünülmektedir.

 

Kayropraktik tedavinin en güzel kısmı ise tedavi sırasında çıkan sesler. Uygulama sırasında blokaj açılırken kütürdeme sesi gelmekte bu sesi duyan hasta ve uzmanda mutlu olmaktadır. Halk arasında bu uygulamaya “Kütletme” denilmekte ve tedavi videolarını izleyenler dahi mutlu olmaktadır. Yorumları okuduğunuzda “Ben izlerken bile rahatladım” diye yazılmış yüzlerce yorumla karşılaşmaktayız.

 

Kayropraktik tedavide en çok dikkat edilmesi gereken nokta uygulama yapanın bir fizyoterapist veya hekim olmasıdır. Hatta uygulayacak olan fizyoterapist ve hekimin de kayropraksi alanında eğitim almış olması gerekmektedir. Uygulamalar ciddi bir anatomi, biyomekani bilgisi gerektirmektedir. Eğitim almamış kişiler tarafından uygulandığında hastalar felç gibi olumsuz sonuçlar ile dahi karşılaşabilirler.

 

Kayropraktik tedaviye ne yazıkki halk arasında bilimsel bir metottan ziyade kütletme olarak bakılmaktadır. Kırık – çıkıkçı dediğimiz kişiler, sosyal medyadan izleyen kişiler de bu işlemleri yaptığını iddia etmekte ve sonu hüsranla sonuçlanmaktadır. Almış olduğumuz danışanlarımızın bir kısmı ne yazıkki yanlış uygulamalar yüzünden zarar görmüş kişilerdir. Vatandaşlarımız bu konuda çok dikkatli olmalıdırlar.

 

Aksaray’ da kayropraktik tedaviler ile iyileşmiş yüzlerce hasta bulunmaktadır. Özellikle bel – boyun fıtıklarında da oldukça etkili olan metod ilimizde de oldukça ilgi görmektedir. Çevre illerden de gelen hastalarımızın sayısı da azımsanmayacak kadar fazladır. Doğru uygulandığında oldukça etkili olan metod çağımızın terapi konseptleri arasında oldukça popüler hale gelmiştir.

 

Tüm fizyoterapi yöntemlerinde olduğu gibi bu yöntemde de egzersiz kaçınılmazdır. Gerek kas kuvvetinin artırılması gerekse blokajlarının yeniden oluşmasının engellemesi için kişiye özel egzersiz şarttır.  Tıpkı ilaç kullanır gibi hastaların düzenli olarak egzersizlerini yapması iyileşme için önemlidir.

 

Hastaların bu yöntemlerden önce mutlaka gittiği kişinin uzman olup olmadığına dikkat etmesini öneriyoruz.

 

Fizyoterapist Metin İÇLİ

Covid-19 pandemisi ve fizyoterapi

Covid-19 Pandemisi ve Fizyoterapi

    Sadece ülkemizi değil tüm dünyayı etkisi altına alan corona virüsü ne yazık ki her
geçen gün yayılmaya da devam ediyor. Yapılan araştırmalar yarasadan insana geçtiğini
gösteriyor ve ilk olarak Çin’de görülüyor. Çini kısa sürede etkisi altına alıyor ve ilk defa bu
tarz bir virüsle savaşan Çin ciddi anlamda can kayıpları da vererek sonunda salgını yeniyor.

    Ancak ne yazık ki dünyadaki ticaretin üretim merkezi haline gelen Çin çok fazla yabancı
vatandaşı da bünyesinde barındırıyor. Gerek seyahatler gerekse bu vatandaşların ülkelerine
dönmeleri sonucu yayılım gösteren bu virüs şuan tüm dünyanın korkulu rüyası haline geldi.

     Dünya bu virüsü henüz yeni tanıyor ancak gelişen teknoloji ile kısa sürede yapılan
çalışmalar yayınlanıyor ve dakikası dakikasına tüm dünya bu haberleri takip ediyor. Yapılan
tedavi denemeleri, virüsün yayılma şekilleri, korunma yolları, hastada oluşturduğu
semptomlar üzerine yayınlanmış bir çok makale ve bilimsel çalışmalar var.

    Ülkemizde de mart ayı itibariyle görülmeye başlayan corona virüsü diğer ülkelere
göre yavaş da olsa yayılmaya devam ediyor. Devletin ve halkın almış olduğu önlemler
yayılımı yavaşlatıyor.

     Özellikle 65 yaş üstü ve kronik hastalığı olanlarda daha ağır geçirilen bir hastalık
süreci var. Solunum sistemini etkilemesi sebebiyle hastaların bir kısmı solunum cihazlarına
bağlanarak tedavi ediliyor. Daha genç ve sağlıklı olan bireyler ise neredeyse normal bir grip
gibi bu hastalığı atlatıyor. Ancak bu demek değil ki gençler önlem almayacak.

     Korunmak için Dünya Sağlık Örgütü basit tedbirler yayınladı. Bu tedbirler:
– Ellerinizi düzenli olarak 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkamak veya alkol bazlı
sıvı ile ovalamak
– Öksürürken veya hapşırırken burnunuzu ve ağzınızı tek kullanımlık mendille ya da
dirseğiniz içi ile örtmek
– Kendisini iyi hissetmeyen kişilerle yakın temastan (1 metre) kaçınmak
– Kendinizi iyi hissetmiyorsanız, evde kalıp kendinizi diğer kişilerden ayrı tutmak
– Elleriniz temiz değilken gözlerinize, burnunuza veya ağzınıza dokunmak

     Alınması gereken tedbirler basit ve uygulanabilir. Devletimizin yürütmüş olduğu
“Evde Kal” tedbiri ise yayılımı yavaşlatacak en önemli tedbir. Vatandaşların evde kalması,
hijyen kurallarına uyulması ve hasta olan bireylerin tespit edilip tedavi edilmesi ile bu virüs
ortadan kalkacaktır.

     Dikkat edilmesi gereken diğer bir konu ise egzersiz. Evde kaldığınız süre boyunca
kaslarınızın halk arasında da denildiği adıyla erimemesi yani atrofiye uğramaması için ev
içerisinde basit egzersizler yapabilirsiniz. Hatta küçük ağırlıklar ile de egzersizler yaparak bu
süreçte kas kütlenizi dahi artırabilirsiniz. Egzersiz yapmak da yine bağışıklık sisteminizi
kuvvetlendirecektir.

     Diğer bir dikkat edilmesi gereken konu ise “Sigara”. Akciğerlerinizi ve vücudunuzu
zehirleyen bu alışkanlık aynı zamanda bağışıklık sisteminizi de zayıflatıyor. Virüslerle
savaşması gereken akciğer sigara ile savaşmaya çalışıyor ve bu durum ne yazık ki sizi
hasta ediyor. Covid-19 sigarayı bırakmanız için de bir fırsat ve sebeptir.

     Özellikle yabancı üniversitelerin yayınladığı kaynaklarda gördüğümüz önemli bir
korunma yolu da solunum egzersizleridir. Özellikle biz fizyoterapistler bu pandeminin
solunum rehabilitasyonu kısmında varız. Akciğerin düzgün oksijenlenmesi, solunum
kontrolünüz, öksürük eğitimleri, sekresyon ve balgam atımı solunum rehabilitasyonunun
faydalarındandır. Bu egzersizlerle ilgili gerek Türkiye Fizyoterapistler Derneği gerek şahsım
gerekse meslektaşlarım bir çok video ve bilgilendirme yazıları yayınladık. İnternet üzerinden
erişebileceğiniz bu egzersizleri yaparak covid-19 a karşı daha dirençli bir akciğere sahip
olabilirsiniz.

      Covid-19 pandemisini ülke olarak en kısa zamanda yeneceğiz. Moralimizin yüksek
olmasını sağlamak, bağışıklığımızı kuvvetlendirmek, egzersiz yapmak ve hijyen kurallarına
uymak bireysel olarak alabileceğimiz tedbirler. Tüm bireyler olarak bu tedbirleri almakla
yükümlüyüz.

Fizyoterapist Metin İÇLİ
Türkiye Fizyoterapistler Derneği Aksaray İl Temsilcisi

Hacamat sağlığa zararlıdır! – Aksaray Hacamat

Hacamat sağlığa zararlıdır!

Genelde hacamat ile ilgili yazılarda hep hacamatın yararlarından bahsedilir. Ancak atlanılan bir nokta vardır ki o da hacamatın yanlış yapılması durumunda sağlığınıza zarar vermesidir.

Öncelikle “Hacamat nedir?” sorusunu cevaplayalım. Hacamat aslında hiç de yabancı olmadığımız bir tedavi yöntemidir. Annelerimizin, nenelerimizin eskiden bardak çekme veya kupa çekme dedikleri, öksürüğünüz olduğunda, bir yeriniz ağrıdığında yaptıkları uygulamanın kanlı olarak yapılan halidir. Vücudunuzda hava yoluyla, yediğiniz yiyeceklerle, giydiğiniz elbiselerle vb yollarla alınan toksin maddeler vardır. Bu toksinlerin bir kısmı vücuttan atılabilir ancak atılamayan kısmı ise hücreler arasında depolanırlar. İşte hacamat toksin biriken bölgelere yapıldığında size zarar veren toksinlerin vücuttan kan yoluyla alınmasını sağlar. Kansız olan ve nenelerimizin yaptığı bardak çekme uygulamasının yapılmasında herhangi bir sorun yokken bu uygulamanın kanlı olanının yapılmasında uyulması gereken bir çok kural vardır. Bu kurallar hayati önem teşkil etmekte ve uyulmaması halinde hastanın ölmesine dahi sebep olabilmektedir.

En önemli kural, hacamat uygulamasını sadece sağlık bakanlığından onaylı bir eğitim almış doktor veya fizyoterapist uygulayabilir. Hacamat yurt dışında da oldukça popüler bir tedavi şeklidir ve yurt dışındaki uygulamalara da baktığımızda bu durum böyledir. İmam, aktar, masör, hoca, el almış, el vermiş, fenni sünnetçi, berber, kuaför, ev hanımı, devlet hastanesinde görev yapan hizmetli, mühendis vb kişilerin hacamat uygulamaları yapmaya yetkileri ve eğitimleri yoktur. Ne yazık ki son zamanlarda özellikle Aksaray ilimizde de yetkisiz kişiler tarafından hacamat yapılmakta ve hastalara zarar verilmektedir. Uygulayan kişiler eğitim aldıklarını ve sertifikaları olduğunu iddia etmekte ancak sertifika dediklerinin renkli bir yazıcıdan çıkarılmış a4 çıktısından farkı yoktur. Hacamat 2 saatlik eğitimlerle öğrenilecek veya uygulanacak bir tedavi değildir. Özellikle tedavinin sünnet olması da sebebiyle halkımızın dini duyguları istismar edilmektedir. Hacamat steril ortamlarda ve steril malzemelerle yapılması gereken ve akupunktur noktalarından uygulandığında size faydası olacak bir tedavi yöntemidir. Kas-iskelet sistemini bilmeyen, damar yapısını bilmeyen fakat sertifikam var diyen kişi veya kişilerin yaptığı hacamat vatandaşımıza zarar vermekten öteye gidemez.

            Hacamat yanlış yapıldığında oluşabilecek durumlar şunlardır:

  • Hacamatın jilet ile kesik atılarak yapılması durumunda kılcal damarlarda tahribat görülebiir.
  • Steril malzemelerle ve steril ortamlarda yapılmaması durumunda bulaşıcı hastalıklar hastalara geçebilir. Hasta AIDS, sarılık vb hastalıklara maruz kalabilir.
  • Hacamat sırasında alınan kanın miktarı çok önemlidir. Fazla kan alınması durumunda hastada kalp krizi, felç, üşüme gibi durumlar oluşabilir.
  • Doku tembelliği oluşabilir ve hacamata muhtaç kalabilirsiniz.
  • Özellikle baş ağrısı için kafadan yapılan hacamatın yanlış yapılması durumunda ömür boyu baş ağrısı çekebilirsiniz.
  • Sırttan yapılan hacamatın yanlış yapılması durumunda sürekli bir masaj isteği oluşabilir.
  • Kesilerek yapılan hacamat uygulamalarında ömür boyu kalıcı izlere sahip olursunuz.
  • En kötü durum ise yanlış yapılan hacamat uygulamaları ölüme sebep olabilir.

Hacamat yaptırırken dikkat edeceğiniz nokta kişinin sakalı, cübbesi, ağzının iyi laf yapması, daha önce komşunuza da yapmış olması, el almış olması, el vermesi değildir. Hacamat yapacak kişinin doktor veya fizyoterapist olup olmadığına mutlaka bakınız. Diğer meslek gruplarının hacamat yapmak için bilgisi ve yetkisi yoktur. Eğer doktor veya fizyoterapiste ulaşamıyorsanız hacamat yaptırmayın. Yanlış kişilere hacamat yaptırmak yerine Kızılay’a kan vermeniz daha faydalı olacaktır ve size de zarar vermeyecektir.

Unutmayın nasıl ki marangozun işini elektrik ustası yapamazsa, doktor ve fizyoterapistlerin işini de başka meslek grupları yapamaz. Kandırılmayın!

Ağrısız sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Fizyoterapist Metin İÇLİ

aksaray aksaray ameliyatsız fıtık tedavisi Aksaray bel fıtığı aksaray boyun fıtığı aksaray corona Aksaray corona vaka aksaray covid-19 vaka aksaray fizyomet Aksaray fizyoterapist aksaray fizyoterapist metin içli aksaray fıtık tedavisi Aksaray gtos aksaray Gtos terapi aksaray hacamat aksaray hacamat tedavisi aksaray korona aksaray korona vaka aksaray manuel terapi aksaray trt aksraay manuel terapi ameliyatsız fıtık tedavisi bel fıtığı boyun fıtğı boyun fıtığı corona covid-19 fizyomet Fizyomet sağlıklı yaşam merkezi fizyoterapist Fizyoterapist metin içli fıtık tedavisi gtos Gtos terapi hacamat hangi yaşta hangi spor hareketsizlik korona kupa kupa aksaray manuel terapi metin içli metin içli trt spor trt haber metin içli çocuklarda spor

Günümüzün en büyük problemi: Hareketsizlik

Günümüzün en büyük problemi: Hareketsizlik

Teknolojinin gelişmesiyle beraber insan hayatı da aynı oranda hareketsizleşiyor. İnsanlar teknolojinin bu kadar hayatımızın içerisine girmediği çağlarda kendi işlerini kendileri görüyordu. Üretim daha çok insan gücüyle yapılıyor ve bu durum halkın genel olarak hareketli bir yaşantıya sahip olmasını sağlıyordu. Günlerce bahçelerde tarlalarda çalışılıyor, ulaşım genelde şehir içi dediğimiz uzaklıklarda yürüyerek sağlanıyor, ev işleri insan gücüyle yapılıyor, inşaatlarda tuğlalar insan gücüyle taşınıyordu. Fakat her geçen gün bilim ilerledi ve hayatımızı kolaylaştırma anlamında oldukça faydalı buluşlar hayatımızın merkezinde yerini aldı. Aslında bir çoğu bedensel bütünlüğümüzü korumamıza, sağlığımıza zarar vermeden yapmamız gereken işleri oldukça kolay bir şekilde yapmamıza yaradı.  İnşaatlarda 10 kat yukarıya tuğlaların taşınması basit makineler sayesinde 1 dakikalık bir iş haline geldi. Saatler süren çamaşır yıkama işi 30 dakikalık bir iş haline geldi. Normalde 1 saat yürüme uzaklığındaki yerlere ulaşım arabalarla 5 dakikada sağlanabilir hale geldi.

Belki gelişmeler hayatımızı oldukça kolaylaştırdı fakat bize zarar da verdi. Yanlış anlaşılmasın zararı veren teknoloji değil bizim teknolojiyi yanlış kullanmamızdır. 2 dakika yürüme mesafesindeki iş yerimize evimizin önünde park edilmiş olan araçlarımızla gider olduk. Hatta sabah kahvaltısı için ekmek almaya arabalarımızı kullanır olduk. Asansörü olmayan evleri tutmadık, ikinci kattaki evimize çıkmak için bazen 5 dakika asansör sırası bekler olduk. Televizyonlardaki dizileri izlemek kolayımıza geldi, yan komşumuza 1 senedir hal hatır sormaya misafirliğe gitmek zorumuza gider oldu. 10 dakika uzaklıktaki markete alışverişe gitmek yerine eve servis yapan marketleri tercih ettik. Alışverişlerin çoğu hatta temel gıdalar bile internetten alınır kargoyla eve gelir oldu. Elimizdeki tabletlere, telefonlara öyle bağlandık ki evde eşimizle iki kelime konuşmak için çenemizi çalıştırmak zorumuza gider oldu. Çocuklar akrabalarını tanımıyor, kumla oynamıyor bir hale geldi. Kısacası teknolojiyi yanlış kullandık ve hayatımızdan hareketi çıkardık.

Fiziksel hareketsizlik dünyada ölüme neden olan risk faktörleri içerisinde dördüncü sırada yer almaktadır. Dünyada her yıl 3-3,5 milyon insan hareketsizlik yüzünden ölmektedir. Yapılan bir çalışma gösteriyor ki günde 6 saatten fazla hareketsiz kalan insanların ölüm riski, günde 3 saatten az hareketsiz kalan insanlardan %20 daha fazla olduğunu gösteriyor.

                Peki fiziksel hareketsizlikle beraber vücudumuzda ne gibi sorunlar ortaya çıkar? İşte cevabı:

*Bel, boyun fıtıklarına sebep olur.

*Hareketsizlikle beraber genel kas kuvvetinde azalma olur.

*Vücudun dik duruşu bozulur.

*Hareketsizliğe bağlı olarak kemiklerimiz zayıflayabilir, kemik erimesi görülebilir ve kemiklerimizin kırılganlığı artabilir.

*Obezite görülür.

*Hareketsizlik enerji ihtiyacını ve oksijen tüketimini azaltır. Bu durum kalbin atım sayısında azalmaya sebep olabilir.

*Eklemlerde sertleşme, kireçlenme gibi rahatsızlıklar görülür.

*Tansiyon hastası olma riskini arttırır.

*Kişinin solunum yolları enfeksiyonlarına yakalanma riskini arttırır.

*Solunum kapasitesini azaltır.

*Hareketsiz bir yaşam dolaşımı da azaltacağından varis vb hastalıkların oluşmasına sebep olabilir.

*Beyin fonksiyonlarının azalmasına sebep olur.

*Diyabete sebep olabilir.

Hareketsiz bir yaşam sonucu oluşabilecek zararlı durumların sadece birkaçı bunlar. Sağlıklı bir vücuda sahip olmak için açık hava yürüyüşleri yapın, mümkün olduğunca oturma sürelerini kısaltın, araçlarınızı daha az kullanın, akraba ziyaretleri yapın kısacası aktif bir yaşama sahip olun. Daha da önemlisi size uygun egzersizler önerecek, tavsiyelerde bulunacak bir fizyoterapiste mutlaka ulaşın.

Ağrısız sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Fizyoterapist Metin İÇLİ

aksaray aksaray ameliyatsız fıtık tedavisi Aksaray bel fıtığı aksaray boyun fıtığı aksaray corona Aksaray corona vaka aksaray covid-19 vaka aksaray fizyomet Aksaray fizyoterapist aksaray fizyoterapist metin içli aksaray fıtık tedavisi Aksaray gtos aksaray Gtos terapi aksaray hacamat aksaray hacamat tedavisi aksaray korona aksaray korona vaka aksaray manuel terapi aksaray trt aksraay manuel terapi ameliyatsız fıtık tedavisi bel fıtığı boyun fıtğı boyun fıtığı corona covid-19 fizyomet Fizyomet sağlıklı yaşam merkezi fizyoterapist Fizyoterapist metin içli fıtık tedavisi gtos Gtos terapi hacamat hangi yaşta hangi spor hareketsizlik korona kupa kupa aksaray manuel terapi metin içli metin içli trt spor trt haber metin içli çocuklarda spor